parkın aksaray'a doğru olan aşağı tarafında, bizans döneminde, 6. yüzyılda yapılmış polieuktos kilisesinin kaılntıları var. polieuktos kilisesi, ayasofya yapılmadan önce, 2500 metrekarelik alanıyla istanbul'un en büyük kilisesiymiş. sonradan bugünkü sultanahmet tarafına saray ve kilise yapılınca burası terk edilmiş ve zamanla yıkılmış. ardından haçlı (latin) istilası sırasında da kilisenin bazı parçaları avrupa'ya götürülmüş. 1960'larda haşim işçan alt geçidi yapılırken kilisenin kalıntılarına rastlanınca kısa süren bir kazıyla temelleri, duvarları filan ortaya çıkarılmış. kazıda çıkarılan bazı mozaikler, cam eserler vb istanbul arkeoloji müzesi ve mozaik müzesinde sergileniyor şimdi. birkaç yıl öncesine kadar burası gündüzleri tuvalet, geceleri de demlenme mekanı olarak kullanılıyordu. bakın aşağıda bir abi icraatteyken çekilmiş bir fotoğraf var.
bir gün gazetelerde haber çıktı, "vay efendim istanbul belediyesi'nin 50 metre uzağındaki kilisenin kalıntıları tuvalet olarak kullanılıyormuş da, geceleri sarhoşların mekanıymış da..." bilmem neymiş. bu gazetelerde bazen haber yapmıyorlar mı "yok bilmem hangi zamandan kalma tarihi eserimizi almanlardan/ingilizlerden geri istedik." ulan getirip ne yapacaksın, böyle içine sıçıyorsun işte. aç hayalleme'deki fotoğraflara bir bak bakalım, elindeki bir-iki caminin, önemli kilise, hamamın dışında hangi eserine sahip çıkmışsın, hangisinin üzerine "çarşı heryerde" yazmamışsın. herneyse, bu kilise tuvalete döndü haberleri üzerine belediye kalıntıları telörgüyle hapsettikten sonra, çevreye de bir-iki sütun başı koyunca burası oldu size arkeoloji parkı. tabi yine giren girene, işeyen işeyene. aşağıda hayalleme'den aldığım bir fotoğrafı var.
0 yorum:
Yorum Gönder